Ana Sayfa » Aşçı Gündem » OTELLERİMİZ A LA CARTE A GEÇİŞİ ŞART

OTELLERİMİZ A LA CARTE A GEÇİŞİ ŞART

OTELLERİMİZ A LA CARTE A GEÇİŞİ ŞART

Arkadaki otel 100 TL ye sattıktan sonra sahildeki 500 TL ye satsa ne olur

Akdeniz çanağındaki destinasyonların içinden en şanslısı Türkiye. Ancak hizmet a la cart’a dönüşmedikten sonra gelir artışı belirli otellerle sınırlı kalıyor ve “doldur boşalt” şeklinde işlemeye başlıyor sistem. Hizmetin ve servis kalitesinin yükselmesi için a la cart’a geçiş şart. Biz yavaş bunun adımlarını atmaya başladık. A la cart restoranları paralı yaptık ilk aşamada. Zaten her şey dahil süreci de adım adım gelişti. Önce oda-kahvaltı idi, sonra tam pansiyona dönüştü, sonra her şey dahil başladı, sonra da a la cart restoranların ücretsiz olması ve ithal içkiler başladı. Şimdi de yavaş yavaş geriye dönüş başladı.”

Nashira Resort Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydoğan, otellerde gelir artışının sağlanabilmesi için a la carte a geçmenin şart olduğunu söyledi. Kendi otellerinde yavaş yavaş bu yönde adımlar attıklarını belirten Aydoğan, aksi taktirde otellerin “doldur – boşalt” şeklinde çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

Antalya da sahil şeridinin dışında ikinci ve üçüncü bantlarda da yoğun bir otel yapılaşması olduğuna dikkat çeken Hüseyin Aydoğan, sahile uzak olan bu tesislerin fiyatların düşmesine neden olduğunu söyledi. Avrupa da berber dahi açılırken planlamadan sapılmadığını ve ihtiyacın göz önünde tutulduğunu belirten Aydoğan, ne yerel yönetimlerin ne de bakanlığın, otel yatırımlarının planlı yapılması konusunda çaba sarf etmediğini kaydetti.
 
Titreyen Göl de 1000 yataklı bir tesisleri olduğunu belirten Aydoğan, yeni yatırım planları, Antalya turizminin sorunları ve 2014 sezonuna dair beklentileri konsunda şu bilgileri paylaştı:
 
GEZİ OLAYLARI TURİZMİ OLUMSUZ ETKİLEMEDİ 
 
Geçen sene son derece iyi bir sezon geçirdik. Ramazan Bayramı’nda iç turizm açısından biraz sıkıntılar oldu. Bunu birileri Gezi olaylarına bağlamak istedi ama onunla ilgisi yok. Gezi olayları kendi içinde demokratik haklarını kullanan insanlardı. Ama diğer taraftan bakarsanız, Gezi olayları Türkiye’nin isminin duyulmasına ve tanınmasına da büyük katkı sağladı.”
 

YENİ OTEL BANTLARINA DUR DENMELİ 
 
Sahil şeridinde şunun önüne geçemiyoruz: Sahilimiz bir tane ama oteller birkaç bant. Antalya’ya gelen insanlar buraya deniz için geliyor. Deniz kenarı belirli sayıda otel tarafından kaplandığı için, sonradan oluşan yeni bantlar hem sahil kesimindeki, hem de içerideki otelleri batırıyor. Bence artık arkadaki bu bantlara dur demek gerekiyor.
 

AVRUPA DA BERBER DAHİ PLANA UYGUN AÇILIYOR
  
Otel yatırımları bir plan dahilinde ilerlemeli. Örneğin Avrupa’da bir berber dükkanı açsan bile, bölgedeki kişi sayısı vs göz önünde bulunduruluyor. Burada ise ne bakanlık, ne de belediye buna dur diyor. Plansız bir yapılaşma ve plansız bir gelişme. Sahillerde yer kalmadığı için arkadaki bantlar otel yatırımına açıldı. Şimdi herkes birbirinin üstünde. Fıkra gibi ama, bir gün sahilden gezerken, yandaki otelin müşterisi diğer otelin şemsiyesinin altına ayağını uzattığı için “ayağını oradan çek” anonsu yapılıyordu. Bu durumu bakanlık ve yerel otoriteler görmüyor.”
 
ODA FİYATLARI ARASINDA UÇURUM VAR
Turizm sayı odaklı değil, gelir odaklı olarak yapılmalı. Arkadaki otelci 100 TL’ye zor satarken, sen sahilde 500 TL’ye satsan ne olacak? Oda fiyatları arasında böyle bir uçurum olmaz. Avrupa’daki kayak merkezlerine kayağa gidiyoruz. Bakıyorsunuz, kaç otel yapılacağından pistlerin nasıl kullanılacağına kadar her şeyi devlet planlamış. Bir jetonla bütün pistleri kullanabiliyorsunuz. Ama bizde nasıl? Bir jetonla sadece bir pisti kullanabiliyorsunuz. İnsanlar sürekli jeton almak durumunda kalıyor. Dağlarda nasıl yapamıyorsak, sahil bölgelerinde de bu planlamayı yapamıyoruz.”
 
HERKES TARLASINI OTELE ÇEVİRDİ
2014 rezervasyonları, hem yerli hem de yabancı turist rezervasyonları açısından son derece hızlı başladı. 2014 yılının bu seneye kıyasla daha iyi ve daha hareketli geçeceğine inanıyorum. Elbette verili durumda bu hareketlilik sayısal anlamda yaşanacak. Mevcut planlamaya dur demedikten sonra bunun gelirlere yansıması beklenemez. Herkes tarlasını otele çevirdi, yeşil ala kalmadı. Bu yüzden seller de oluşuyor Antalya’da. Altyapı gelişmiyor. Örneğin Titreyen Göl bölgesinde yatak sayısı hızla artarken, altyapı gelişmiyor.”
 
RECEP İVEDİK TEN SONRA YOK SATTIK
 
Nashira Otel olarak işlerimiz iyi gidiyor. Özellikle Recep İvedik filmi otelimizde çekildikten sonra yok sattığımız dönemler oldu. Zaten Nashira’nın anlamı da şans ve önü kapanmayan yıldız demek. Bulunduğumuz bölge göl, deniz ve ırmakla çevrildiği için son derece doğal bir alan. Özel bir iklime sahip bu bölgede sahilde 40 derece iken gölgede 15 dereceye düşüyor sıcaklık. Ayrıca bu bölge bir kuş cenneti. 172 çeşit kuş yaşıyor Titreyen Göl bölgesinde. Bizim buradaki otelimiz 1000 yataklı. Bunun dışında bir de şehir merkezinde Nashira Park adlı bir tesisimiz var. Burası belediyenin ve kaymakamlığın etkinliklerinin yapıldığı, spor etkinliklerinin gerçekleştirildiği bir alan. Tesisin içinde piknik yerleri, restoranlar, tenis kulübü ve futbol sahası var.”
 

BASEL DE 20 MİLYON EURO YA OTEL ALIYORUZ
Yeni yatırım planlarımız var. Şu anda Basel’in Almanya sınırına yakın bölgede bir otelle görüşüyoruz. Yüzde 90 ihtimalle alacağız bu oteli. Açılışını da Gerhard Schröder yapacak. 500 yataklı olan oteli 20 milyon Euro karşılığı bir fiyata satın alacağız. Bina eski, 1940’larda yapılmış. Bu yüzde yaklaşık 20 – 23 milyon Euro gibi bir rakamı da otelin renovasyonu  için harcayacağız. Bu şekilde otel bize toplamda 40 – 43 milyon Euro gibi bir rakama mal olacak.”

Savaş Daş – TurizmGüncel