Ana Sayfa » Aşçı Gündem » Meyve Suyu mu? Meyve mi?

Meyve Suyu mu? Meyve mi?

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte soğuk içeceklere yöneliyoruz. Bu içeceklerden biri de meyve suyu… Peki meyve suyu tüketimi ne kadar doğru? Meyvenin tüketilmesi vitamin açısından daha mı sağlıklı? Bu soruların cevaplarını meyve suyu alanında ilgili kişilere sorduk.

Meyve nektarı en çok tüketilen kategoride

“Günlük dilde meyve içeren her içecek için genel bir tanım olarak kullanılsa da, “meyve suyu” tanımı aslen yasa ile belirlenmiş bir ifadedir, Türk Gıda Kodeksi’ne göre meyve oranı yüzde 100 olan, tümüyle meyveden oluşan bir içecektir” diyen Dimes Pazarlama Direktörü Duygu Süleymanoğlu, “Her meyve, yüzde 100 meyve suyu işlemeye uygun değildir. Doğal halinde ekşi tada sahip, ya da kıvamı koyu meyveler, yapılarından dolayı, tek başına yüzde 100 meyve suyu olarak üretilmeye ve tüketilmeye uygun değildir. Bu tür meyveler, işlenirken belirli bir miktar su ile seyreltilir ve tat dengesinin korunması için şeker ilave edilir. Buna meyve nektarı denir. Nektarlara eklenmesine izin verilen şeker miktarı ve minimum meyve oranı yasal olarak Türk Gıda Kodeksi tarafından belirlenir. Meyve nektarı meyve oranları, meyvesine göre farklılık gösterdiği için yüzde 25-99 oranları arasında olarak ifade edilir. Ambalajın üzerinde bulunan etikette de bu şekilde belirtilir. Diğer yandan farklı meyvelerin belirli oranda karışımı ile ya da şeker yerine kullanılabilecek meyve ile tatlandırılmasıyla yüzde 100 meyve suyundan elde edilmiş çoklu meyve suyu da elde edilmesi mümkündür. Meyve aromalı içeceklerde ise meyve oranı yüzde 10 ve altındadır” dedi.

Yüzde 100 meyve sularının sadece meyve suyundan oluştuğunu ilave şeker, koruyucu madde ya da herhangi bir katkı maddesi içermediğini söyleyen Süleymanoğlu, “Yüzde 100 meyve suları, meyvenin daldaki haline en yakınıdır. Meyveyi dalından koparıp yemek gibisi yok; ancak yüzde 100 meyve suları, meyvelerin her zaman, her yerde tüketilebilir olmasını sağlamaktadır. Günümüzün sağlıklı ve fonksiyonel ürün bilinci doğrultusunda, yüzde 100 ve sıkma meyve sularına olan tüketici ilgisi giderek artmaktadır” diye konuştu. Bağımsız araştırma sonuçlarına göre nektarın en çok tüketilen kategoride olduğunu ifade eden Süleymanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer yandan, şeftali, vişne, kayısı, portakal sularına büyük ilgi gösteren tüketicilerimiz, karışık meyve sularını da çokça tüketmektedir.”

Meyvenin kendisini tüketelim

Meyvenin, içerik yapısı nedeniyle doğal vitamin, mineral ve lif (posa) kaynağı olduğunu bundan dolayı bireyin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, bedeni toksin ögelerden temizlediğini ayrıca kan şekerini dengeleyerek gereksiz enerji alımını önlediğini belirten TÜDER Gıda Komisyonu Başkanı Ayşe Cengiz, öncelik olarak meyvenin kendisinin tüketilmesi gerektiğini söyledi. Taze sıkılmış meyve suyu tüketimi hakkında Cengiz, “Burada posadan fakir bir içecek tüketmiş oluruz ayrıca oda ısısında bekleme süresine bağlı olarak okside olmuş vitamin kayıplarının da olacağını göz önüne almalıyız” dedi. Hazır, işlenmiş, endüstriyel meyve sularının tüketimi ile ilgili ise, “Bu grup hazır meyve sularının şeker içeriği, lezzet verici, katkı madde içeriği oldukça fazladır. Bilinçli beslenmede yer almasını zorunlu kalmadıkça önermeyiz. Sadece hazır meyve suları değil, basit şekerin (beyaz çay şekeri) içerdiği gıdaların tümü günlük beslenmemizde olabildiğince yer almamalıdır. Özellikle çocuk yaş grubu için daha sağlıksızdır” diye konuştu. Cengiz sözlerine şu şekilde devam etti: “Günümüz tüketicisi artık gıda seçerken sadece tüketim ihtiyacını düşünmüyor, aynı zamanda seçtiği gıdanın besin ögeleri içeriğini, sağlıkla ilişkisini irdeliyor ve tercihini ona göre kullanıyor. Bu demektir ki düne göre tüketicinin gıda tüketim bilinci farklı öncelikler doğrultusunda şekillenmekte. Düne göre meyveyi tercih eden tüketici sayısı artıyor ve gelecekte daha da artacaktır. Bu tür gıdaları üreten işletmeler tüketici beklenti ve eğilimlerini göz önüne alarak daha sağlıklı gıdalar, meyve suları üretmeliler. Son yıllarda gözle görünür şekilde tüketicilerde ‘bilinçli gıda-tüketim isteği/eğilimi’ giderek artmakta ve yaygınlaşmaktadır.”

Meyve suyunu sağlıklı hale getirebiliriz

7’den 70’e herkesin sıklıkla tükettiği meyve sularının içeriği ve tüketim miktarına göre kilo artışını ve bazı sağlık problemlerini tetikleyebildiğini söyleyen Diyetisyen Özlem Sert, paketli veya taze sıkılmış dahi olsa meyve sularının işlem sırasında içeriğindeki başta C vitamini, antioksidanlar ve lif miktarını önemli ölçüde kaybettiğini ifade etti. Sert, “Gün içerisinde ortalama 25-30g kadar vücudumuzun life ihtiyacı var. Günlük almamız gereken lif miktarı azaldığında hem sağlık problemleri hem de kilo artışı da tetiklenmektedir. Lifli beslenme daha çok ve uzun süre tokluk hissi yaratacağından fazla yeme hissinizi de bastıracaktır. Meyve tükettiğinizde suyuna göre çiğneme süreniz de uzayacağından beyninize tokluk sinyali de gidecektir” dedi. Sert, “Appetite dergisinde yayınlanan bir makaleye göre meyveyi bütünüyle tüketmek veya o meyvenin suyunu içmek bize aynı kaloriyi verecektir. Ama bir ara öğün olarak meyve yemeyi suyunu içmeye tercih ettiğimizde bir sonraki öğünde alacağımız kalori miktarını yüzde 15 daha azaltmış olacağız. Bunu sağlayan da elbette meyvedeki lif içeriğidir. Lif içeriği azaldığı için meyve suyunun glisemik indeks değeri de artmakta dolayısıyla kan şekerinizi de olumsuz etkileyebilmektedir. 1 portakal ortalama 60 kaloridir, 1 bardak portakal suyu için 3 adet portakal harcanır. Ayrıca portakal suyunun glisemik indeksi portakalın kendisine göre daha yüksektir. Tabiki meyve suyunu daha sağlıklı bir hale getirebiliriz. Meyveyi sıkmak yerine blenderize edebilir, içerisine sebzeler ilave edilebiliriz. Sebzelerin meyve suyunun tadını değiştirmemesi için içerisine limon suyu veya mümkünse hindistan cevizi suyu da ilave edilebilir. Kan şekerini hızlı yükseltmemesi için içerisine yağlı tohumlar veya az miktarda kuruyemiş de eklemek mümkün” diye konuştu.

“Taze sıkılmış meyve suyu içmek vitamin alma amaçlıdır”

Vitamin bar, otel, restaurant, cafe, ticari merkezler, market ve manav reyonları, eğlence ve alışveriş merkezleri, öğrenci yurtları, üniversiteler, meyve suyu büfeleri gibi yerlerde meyve suyu sıkma makinelerinin kullanıldığını söyleyen Cancan Meyve Presleri Pazarlama ve Satış Sorumlusu Melih Saraç kendi bünyelerinde tüm meyveler için meyve suyu sıkma makinelerinin olduğunu ifade etti. Saraç, “Hazır konsantre meyve suları genellikle katkı maddeleriyle korunarak muhafaza edilmektedir ve bu işlemler sırasında birçok aşamadan geçmekle beraber her ne kadar hijyenik ortamlarda kontrol edilerek imal edilse de gıdalar işlemlerde veya ambalajlamada göz ardı edilen anti hijyenik ortama maruz kalabilir. Bunun yanı sıra taze meyvenin vitamin ömrü sıkımdan sonraki ortalama 20 – 25 dakika aralığındadır. Bu dakikadan sonra bekleyen meyve suyu vitamin özelliğini yitirmeye başlar. Ambalajlı meyve suları özel katkı maddeleriyle tadını belli bir süre muhafaza eder fakat vitamin katkısını muhafaza edemez. Bu yüzden taze sıkılmış meyve suyu sağlık açısından önemini arttırmıştır. Dolapta bekletilmiş meyve suyunu içmek sadece serinlemek amaçlıdır, taze sıkılmış meyve suyunu içmek vitamin alma amaçlıdır ” diye konuştu.

Büşra Sözen