Ana Sayfa » Aşçı Gündem » Anadolu Yakası’nın Yeni Etçisi.

Anadolu Yakası’nın Yeni Etçisi.

İstanbul artık o kadar büyüdü ve trafik o kadar kötüleşti ki, bir yerden bir yere gitmeniz ve dönmeniz, yiyeceğiniz yemekten, seyredeceğiniz tiyatrodan, dinleyeceğiniz konserden daha uzun sürüyor neredeyse. Tabii bu da şehirde yeni yeni konseptlerin oluşmasına yol açtı. Hiç ummadığınız bir anda, beklemediğiniz bir semtte karşınıza başarılı, üst kalitede ve büyük yatırımla hayata geçirilmiş bir mekan çıkabiliyor.

İnsanın hayatında kadim dostları vardır. 1986 yılında 15 gün İstanbul’u esir alan, evlerden çıkarmayan kar krizinde tanıdım Makbule Batur’u. Hafızam yanıltmıyorsa, Güneş Gazetesi’nde belediye muhabiriydi. Büyükşehir Kriz Merkezi’nde nöbet tutuyordu genç gazeteci. Ben ise, İstanbul Afet Komuta Merkezi Başkanı olarak 17 gün evime bile gidememiştim. Dostluğumuz o günden beri devam eder. Uzun yıllardır tanıtım şirketi var, iyi yemeğe ve içmeye meraklıdır. Geçenlerde, “Bir akşam gelirsen, seni bir dostla tanıştırmak ve et yedirmek istiyorum” dedi. Verdiği adres Watergarden Ataşehir’di. Yeşilköy’den neredeyse 1.5 saatte vardık ama değdi.

Modern tabaklar

Bu hafta sizlere son dönemde ortaya çıkan kebap dışı et lokantalarının içerisinde iddialı olmaya hazırlanan Grill Branche’ı tanıtacağım. İsim babası ve projenin mimarı Dr. Antony Betts, İngiltere’de büyümüş, genç yaşında bir proje için İstanbul’a gelmiş. Ancak geliş o geliş, sonrasında evlenmiş. Sheraton’ın açılışında rol almış, Swiss Hotel’e danışmanlık yapmış, Yeditepe Üniversitesi’nde gastronomi dersleri vermiş. Öğrencilerinin deyimiyle tam bir ‘yiyecek içecek gurusu’.

İkinci önemli kişi ise hem şirketin ortağı, hem de konseptin yaratıcısı, Şiribom ve Günaydın’dan yetişme, otelcilik mezunu Mehmet Avşar. Günaydın’dan sonra onun da yolu Nusret’ten ve Mitco’dan geçmiş. Son durağı ise Grill Branche. Her masayla tek tek ilgileniyor. Mutfağa bile giriyor, tam bir profesyonel.

Başlangıçlarda yediğimiz, içerisinde kuru elma parçaları, tulum peyniri, kavrulmuş susam ve Akdeniz yeşillikleri olan salata değişik bir tattı. Onun yanında gelen kinoalı avokado salatasına kuşkonmaz, kabak çekirdeği, kuru yaban mersini yakışmış. Özel şekilde kesilerek değil, dövülerek yapılan dana carpaccio; parmesan cipsi ve roka yapraklarıyla rulolanıp sunuluyor.

Etlere gelince, dana kaburga kişi sayısına göre masaya getirilip, isteğe göre servis ediliyor. Her etin yanında seçeceğiniz garnitürler arasında ızgara sebzeler, ev yapımı patates cipsi ve kremalı ıspanak mevcut. Bunun yanında dana lokum, dana antrikot ve New York steak denenebilir. Et ‘spaghetti’ pişirildikten sonra tahta üzerinde kızgın taşla masaya geliyor. Spaghetti gibi kesiliyor ve kekik, tuz ve isteğe göre kırmızı biberle bezendirilip, kişiye özel sunuluyor. Kuzu konusunda aşçıbaşı Uğur Gül çok seçici. Trakya’da açık alanda yetişmiş olanlar tercih edilip, dinlendiriliyor. Hamburgerlerde gençlerin tercihi lokum cheeseburger. Çocuklar ise köfte-pilav seviyor.

Et yemeyenler için somon ve sotelenmiş jumbo karides mevcut. Tatlılara gelince creme burule, portakallı çikolata, trüf öne çıkıyor. Bu arada tattığım dondurmalı baklava ise nefisti. Artık Anadolu Yakası’nda da her geçen gün kaliteli lokantalar, geç saatlerde kulübe dönen mekanlar açılıyor. Etiler’in müdavim sayısının azalmasının en önemli sebebi de bu olabilir.