Ana Sayfa » Aşçı Gündem » Gastronomide Haçlı Savaşları

Gastronomide Haçlı Savaşları

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı destekli bir dernek olan Gastronomi Turizmi Derneği, Türk mutfağını dünyaya doğru tanıtmak için çalışırken bir yandan da ülkeye daha fazla gastronomi turisti çekmek için uğraşıyor. Gastronominin ülke politikalarında yer alması gerektiğine söyleyen Boztepe, “Haçlı seferi gibi gastronomide bunun savaşlarını veriyoruz” diyor.

Türk mutfağını dünyaya doğru tanıtmak için kurulan Gastronomi Turizmi Derneği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı destekli bir oluşum. Kuruluşunun bir yılını geride bırakan bu dernek ülkeye daha fazla gastronomi turisti çekmek ve Türkiye’yi restoran mezarlığından kurtarmak için çalışıyor. Başkanlığını ise 25 yıllık turizmci Gürkan Boztepe üstleniyor. Türkiye Seyahat Acenteları Birliği bünyesinde ev, sağlık ve gastronomi turizmi komitelerini kuran Boztepe, 3. Turizm şurasında gastronomiyi bir turizm çeşidi olarak kabul ettiren isimler arasında yer alıyor. Gastronominin ülke politikalarında yer alması gerektiğine söyleyen Boztepe, “Haçlı seferi gibi gastronomide bunun savaşlarını veriyoruz” diyor.

TÜRSAB bünyesinde gastronomi turizmi komitesini kurduktan sonra ilk etapta restoranların işlemeyen saatlerini hareketlendirerek çalışmaya başladıklarını anlatan Boztepe, “Mekanların ölü saatleri olarak nitelenen zamanlarını turizm acentalarına satılıp turistlerin çekilmesi sağladık. İki yıl bu şekilde çalıştıktan sonra gastronomi turizminin sadece seyahet acentalarına entegre edilemeyeceğini anladım. Bu yüzden de acentalar, oteller, restoranlar, üreticiler, rehberler ve taksiciler odası dahil pek çok işbirlikçiyle kafa kafaya verip Gastronomi Turizm Derneği’ni kurduk. ‘Türkiye’nin ürünü doğru pazarlanmıyor’ diye hem fikir olduk. Çünkü İtalyanlar bugün Türkiye’de makarna ve pizzayla kendini pazarını oluşturmuşken biz bulgurdan yapılan 300’den fazla yiyeceğimizi tanıtamıyoruz. Türkiye’nin ürünlerini doğru pazarlamak için çıktığımız yolda 5 kişiyken şimdi 500 den fazla üyemiz oldu” şeklinde konuşuyor.

HALK HAREKETİNE DÖNMELİ

Gastronomi Turizmi Derneği’nin siyaset üssü bir oluşum olduğunu belirten Boztepe, “Üyelerimizle ortak sorunumuz gastronomi. Türkiye’yi seven herkes bunun için çalışmalı. Bu bir halk hareketine dönmeli. Kionalı salata değil bulgurlu salata yememiz gerekiyor” diyor. Türkiye’de gastronomi faaliyetleri adı altında yapılan tüm faaliyetleri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın el koyması gerektiğini belirten Boztepe, “Üçüncü turizm şurasında gastronomi turizmini bir turizm çeşidi olarak kabul ettirdik. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanlarına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i örnek göstererdi. Herkes aynı özveride çalışıp en az 5 ürün belirleyip tanıtmalı. Ülke olarak bunu bir politika haline getirmemiz gerekiyor. Çünkü birçok ülkenin gastronomi politikası var. Bizim mutfağımız bir numara ama dünyaya baktığımızda neredeyse 50 sene gastronomi konusunda gerideyiz” ifadelerini kullanıyor.

TÜRKİYE’YE MİCHELİN GELMİYOR

Dernek olarak restoranların derecelendirmesiyle ilgili bir çalışma yaptıklarını söyleyen Boztepe, “Türkiye’ye Michelin gelmiyor. Çünkü michelin, Fransız, İtalyan ve İspanyol ekoloni öne çıkartmaya çalışan bir oluşum. Hepsinin altında kendi stratejisi var. Haçlı seferi gibi gastronomide de bunun savaşları var. Millet bunun farkında değil ama derinliği olan bir konu. Hal böyle olunca kendi ürünümüzü kendimiz dünyaya anlatalım dedik. Türkiye Kalite Derneği’yle birlikte derecelendirme sistemine başladık. USLA Akademi ve Haliç Üniversite’si tarafından Gastronomi Turizmi Derneği’ne bağlı 8 kategoride gizli ‘Tat Dedektifi’ yetiştiriliyor. Tat dedektifi bir mekana gidip yemeğini yedikten sonra hesabını ödüyor ve derecelendiriyor” diyor.